Bir süredir Yapay Zeka (YZ) hakkında uzun uzun konuşma isteği duyuyorum. Ancak bu konuşmalar çoğu zaman "adamlar şunu da yapmış, adamlar bunu da yapmış" ile "YZ işimizi elimizden alacak" arasında gidip geliyor. Doyasıya konuşamadığım bu konudaki düşüncelerimi artık yazayım dedim. LinkedIn'de usulen kurduğumuz bağlantılar dışında gerçek hayatta beni tanıyanlar pek de bu "platformların adamı" olmadığımı iyi bilirler. Ama YZ ile ilgili de konuşacak başkaca bir sosyal platforma da sahip değilim.
Denetim meşgalemizde nadiren temas ettiğimiz çalışma arkadaşlarımızın sohbet olsun diye çocuksu bir heyecanla "sizin işi de yakında YZ yapacak" söylemine istisnasız verdiğim tek cevap: "inşallah alır." oluyor. Ve inşallah sadece denetim işini değil insan evladının yapmak zorunda kaldığı tüm işleri bir şekilde yapay zekalı yazılımlar ve robotlara tez zamanda bırakırız.
Özellikle biz yazılım kodu yazmayan beyaz yakalılar, şu aşamada çok da işe yarar olmayan YZ ürünlerini arkadaşlarımdan/rakiplerimden geride kalırım korkusuyla hayatımıza dahil etme çabasına girdik. Küçük bir e-posta redaksiyonundan mutlu olduk. Bizim yapmamız gereken resim yapma, şiir yazma, şarkı söyleme eylemlerini YZ'ye yaptırdık durduk. Halbuki onları yapması gereken bizdik. Biz ise türlü ruhsal hastalığa davetiye çıkaran işlerimizin verimini arttırmaya odaklandık. Tekrar söyleyeyim; inşallah tüm işlerimizi YZ'ye devrederiz. Biz de şiir yazıp resim yaparız.
Kısaca evet, YZ işimizi alacak seviyede. İyi tariflenmiş, kuralları belirlenmiş, olası senaryoları çalışılmış bir sürecin YZ'ye aktarılmaması için bir sebep yok. Bunu aktarmak için Yapay Genel Zeka ya da Süper Genel Zeka'nın icat edilmesini beklemeye hiç gerek yok. Çalışma hayatınızda bugüne kadar karşılaştığınız insanları bir film şeridi gibi gözden geçirin. Buna gerçekten gerek olmadığı konusunda bana hak vereceksiniz.
Burada bizim için geçerli olması gereken kavram "yeterince zeki YZ" olmalı. Belirli bir işi anlamasa dahi belirli girdileri işleyip belirli çıktılara dönüştürebilen — bkz: çince odası (chinese room) — bir YZ Temsilcisi (AI Agent) pekâlâ beyaz yaka dünyasında pek çok işi üstlenebilir. Çok sayıda YZ Temsilcisi ise bir organizasyon içerisinde iş süreçlerini yürütebilir. Departman başına bir iki orkestra şefi ile departman idare etmek imkânsız mı? Bence değil.
Bilmiyoruz, bilmeyeceğiz. Nasıl çalıştığını da neden öyle cevap verdiğini de tam bilemeyeceğiz. Bulutta çalışan ve tüm organizasyonunuzu emanet ettiğiniz YZ'nizin IQ'su bir gün alınan kararlar neticesinde sınırlanabilir. Ya da size hiç hizmet vermemeyi tercih edebilirler. Çaresiz miyiz? Hayır. Açık kaynak modelleri sistemlere adapte edip yeterince akıllı YZ Temsilcileri ile organizasyonlar kurulabilir.
Tabii ki tüm işlerimizi YZ yapmayacak. Bazılarını da robotlar yapacak. Mevcut iş piyasasının daralacağı bir gerçek. Yayımlanan raporlar yeni iş kollarının ortaya çıkacağını, "kendini yetiştirmiş" akıllı-uslu beyaz yakaların çalışmaya devam edebileceği yönünde teskin ediyor. Ancak yeni iş kolları ortaya çıksa da emek-sermaye dengesinde sermaye ağır basıyor.
Şu gerçeği net bir şekilde ifade etmek gerek; refahınızı sizden alan YZ olmayacak, dün olduğu gibi bugün de devlet desteği ile sermaye olacak. Bu sebeple önce devletin dönüşümü, sonrasında refahın adil paylaşımı benim görebildiğim tek seçenek. Erich Fromm'un mealen söylediğini bu vesileyle tekrar edeyim; sağlıklı bir ekonomi için sağlıksız bir toplum gerekiyor. Az tüketin.